Tekstil ve hazır giyimde yılın ilk darbesi: İstihdam kaybı 12 bine dayandı
Tekstil ve hazır giyim sektörleri 2026’ya da küçülme sinyalleriyle girdi. Yılın ilk dönemine ilişkin veriler, şirket kapanmalarının hızlandığını ve toplam istihdam kaybının yaklaşık 12 bin kişiye ulaştığını ortaya koydu. Hazır giyimde kayıp daha derinleşirken, sektörde yüksek maliyet, zayıf talep ve finansmana erişim sorunu baskıyı artırıyor.
Türkiye’nin emek yoğun üretim alanları arasında yer alan tekstil ve hazır giyim sektörleri, 2026’nın ilk aylarında da kırılgan görünümünü korudu. Sektöre ilişkin paylaşılan son verilere göre, tekstilde 192 şirket faaliyetini sonlandırırken 4 bin 688 kişilik istihdam kaybı yaşandı. Hazır giyim tarafında ise 643 firmanın kapanmasıyla 7 bin 217 kişi sektörden çıktı. Böylece iki alandaki toplam istihdam kaybı 11 bin 905 kişiye ulaştı.
Veriler, hazır giyim tarafındaki bozulmanın daha sert hissedildiğine işaret ediyor. Şirket kapanışları ve çalışan kayıpları yalnızca kısa vadeli bir dalgalanmaya değil, daha yapısal bir zayıflamaya işaret ederken; üretim gücünde ve ihracat kapasitesinde yaşanan aşınmanın sektör genelinde kalıcı baskı oluşturduğu değerlendiriliyor. Bu görünüm, son aylarda üst üste gelen daralma sinyalleriyle de örtüşüyor.
Sektördeki tabloyu ağırlaştıran başlıkların başında yüksek üretim maliyetleri geliyor. Finansmana erişimde yaşanan güçlükler, iç pazardaki yavaşlama ve dış talepteki zayıflama da şirketlerin faaliyetlerini sürdürmesini zorlaştırıyor. Son dönemde yayımlanan analizlerde, tekstil ve giyim sanayisindeki istihdam kaybının yalnızca tek bir aya özgü olmadığı, daha geniş bir daralma eğiliminin parçası olduğu vurgulanıyor.
Nitekim TEPAV’ın SGK verilerine dayandırdığı son değerlendirmede de istihdamdaki kaybın özellikle tekstil ve giyim alanlarında yoğunlaştığına dikkat çekildi. Benzer şekilde mart ayı sonunda yayımlanan sektör haberlerinde, iyileşme beklentisinin ötelenebileceği ve önümüzdeki dönemde yeni kayıpların gündeme gelebileceği uyarısı yapıldı. Bu da tekstil ve hazır giyimde yalnızca mevcut tabloya değil, önümüzdeki aylara ilişkin beklentilere de temkinli yaklaşılması gerektiğini gösteriyor.
Sektörün yeniden ivme kazanabilmesi için maliyet baskısını hafifletecek destekler, ihracat pazarlarında rekabet gücünü koruyacak adımlar ve işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştıracak mekanizmalar kritik önem taşıyor. Aksi halde şirket kapanışlarının ve istihdam kayıplarının yılın geri kalanında da sürmesi riski güçlenebilir. Bu nedenle tekstil ve hazır giyimde açıklanan son veriler, yalnızca sektörün bugünkü durumunu değil, Türkiye sanayisinin emek yoğun üretim yapısındaki kırılganlığı da yeniden gündeme taşıyor.
