Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 500
Yazarlar

Alçak Gönüllülük: Güçlü İletişimin ve Empatinin Anahtarı

29.06.2026 - 14:18

Fikirlerin keskinleştiği ve kutuplaşmanın arttığı modern dünyada, karşı tarafı gerçekten anlamaya çalışmak adeta devrim niteliğinde bir eylemdir. Toplumsal iletişimde sıklıkla karşımıza çıkan “İkna etmeye değil, anlamaya çalışın.” prensibi, sadece teorik bir tavsiye değil; pratik hayatı kurtaran en temel formüldür. Çünkü ikna çabası diyaloğu bloke ederken, anlamaya çalışmak kapıları ardına kadar açar.

Bakış açısı alma (perspective-taking), bir fikre sadece hoşgörü göstermek veya onunla yüzeysel bir tartışmaya girmek değildir. Karşı tarafın bakış açısını gerçekten benimseyebilme yeteneğidir. En yakınımızdaki insanları bile her zaman tamamen “anladığımızı varsayarız” ve bu peşin hüküm, aslında daha derin bağlar kurmamızın önüne set çeker. Varsayımları bir kenara bırakıp, karşı tarafın düşüncesine samimi bir merakla alan tanımak gerekir. Merak ve ilgi açıkça belirtildiğinde, insanlar argümanlarını daha anlaşılır bulacak ve diyaloğa daha olumlu yaklaşacaktır.

Günümüz dünyasında aşırı özgüven ve sarsılmaz kararlılık sürekli övülen meziyetlerdir. Ancak bu kör edici aşırı özgüvenin panzehri, entelektüel alçak gönüllülüktür.

Sınırları Fark Etmek: Kişinin kendi bilgisinin ve deneyiminin sınırlarını dürüstçe fark edebilmesidir.

Belirsizlikle Durabilmek: Bilmediği bir konunun yarattığı boşluğu aceleci yorumlarla doldurmak yerine, o rahatsız edici belirsizlikle birlikte durabilme yetisidir.

Duygusal Cesaret: Kendinden çok emin görünen bir dünyada, belirsiz, hatta anlık olarak “aptal” hissetmeyi göze alabilmektir.

En sağlıklı bağlar, kişilerin birbirinin içinde kaybolduğu duygusal bir iç içe geçişten değil; sınırları korunan ortak bir anlayıştan doğar. Sağlıklı iletişim için dürüstlük ve saygıyı muhafaza eden makul bir mesafe şarttır. Sınırları olmayan bir yakınlık, kaçınılmaz olarak yanlış anlaşılmaları beraberinde getirir.

Derin fikir ayrılıklarının yaşandığı anlarda bile gerçek bağların temeli, uzlaşmak zorunda olmak değil; empati ve meraktır. Entelektüel alçak gönüllülük ve bakış açısı kazanma becerisi, her sohbeti yeni bir şey öğrenme fırsatına dönüştürür.

Yazan: DR. H.MURAT ÇEKİCİ

Hakkında: H.Murat Çekici 1967 Bartın doğumludur.Marmara Üniversitesi İktisat mezunudur. İ.Ü İşletme Fakültesi bünyesinde “Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması” isimli tezi sunarak, 2018 yılında, “doktor (PhD)” ünvanını kullanmaya hak kazanmıştır.

İş hayatına 1991 yılında Borusan Holding bünyesinde başlamıştır. Borusan Birleşik Boru Fabrikaları A.Ş. Mali İşler Müdürü iken, 2000 yılında Koray Şirketler Topluluğu’nda Mali İşler Başkanı olarak çalışmaya başlamış, 2013 yılında şirkete Genel Müdür olarak atanmış ve Kasım 2017’de firmanın ortaklık yapısının değişmesi ile birlikte mayıs 2021 dönemine kadar icra komitesinde görev almıştır.

Bu süreçte, yurdışı faaliyetlerde görev almış, yurtiçi ve yurtdışındaki işlerle ilgili birçok konuda ve her kademede görüşme, çalışma ve işbirlikleri yapmıştır. İş hayatına yeni başlayan onlarca genç insana bireysel ve iş hayatları ile ilgili abilik, liderlik, mentorluk ve koçluk yapmıştır. Günümüzde, şirketlerin icra ve yönetim kurullarında görev almakta, mali işler, yönetim, iş-süreç iyileştirme, değişim, yapay zeka gibi konularda faaliyetlerde bulunmaktadır.Üniversite ve kurumlarda eğitim vermekte, yapay zeka ile süreç yönetimi, muhasebe, yönetim raporlaması  konuları üzerinde çalışmaktadır.

Ayrıca alanındaki bilgi birikimini kitap çalışmalarıyla da paylaşmaktadır. Yayımlanan kitapları arasında ödüllü tezinden kitaplaştırılan Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması’nın yanı sıra; Yönetim, Yapay Zekâ Kullanımı ve Raporlama ile İnşaat – Gayrimenkul Sigortaları ve Sigortalının Muhasebe İşlemleri yer almaktadır.