Yapay Zekâ ile Değişim Var Ama Ne, Nasıl, Ne Zaman?
Bölüm 2: Yapay Zekâ, Verimlilik ve Gelir Dağılımı Üzerine Farklı Senaryolar
Yapay Zekânın entegrasyonu ile nelerin olacağı konusunda “her kafadan ses çıkıyor” diyebileceğimiz ortamda; gelişmeler, fikirler, öngörüler, konu, düşünceler, başlıklar ve ortalıkta dolanan haber ve yazılar, farklı perspektif, tecrübe, niyet, amaç ne derseniz deyin, Yapay Zekânın mevcut durumu, gelişmeler ve beklentiler üzerine birçok yorum var. Bunları olduğu gibi kabul edip, farklı seviyedeki bu yorumların bazılarını sizlere sadece fikir olması için serbestçe sıralamaya devam etmeye çalışacağım.
Daron Acemoğlu, Yapay Zekâ ile bilginin bazı şirketler elinde toplanıp merkezileşmesi ile demokrasilerin azalacağını iddia ediyor. Gelir dağılımının bozulacağı ve emekçinin gelirinin azalacağını söylüyor. Global olarak henüz bir katkısı olmadığı ve bunun zaman alacağı tespitini yapıyor.
2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi, eski IMF Başekonomisti Simon Johnson, yapay zekânın Silikon Vadisi ve küresel sermaye tarafından yalnızca bir maliyet düşürme aracına dönüştürülmesinin insanlığı tarihin en büyük gelir uçurumuna sürükleyebileceğini söylüyor. Siyasi otoriteler ve teknokratlar yapay zekânın verimlilik vaatlerine odaklanırken, Silikon Vadisi ve küresel sermaye bu teknolojiyi agresif bir otomasyon ve maliyet kısma aracı olarak konumlandırıyor. Johnson, bu noktada hayati bir uyarıda bulunuyor: “Mesele teknolojinin kapasitesi değil, gücün kimin elinde olduğudur.”
Mevcut gidişata acilen müdahale edilmediği takdirde bu muazzam teknolojik gücün küresel gelir adaletsizliğini tarihte benzeri görülmemiş bir uçuruma sürükleyeceğini savunan ekonomist, yapay zekânın herkese kendiliğinden refah getireceği yönündeki beklentiyi bir “hezeyan” olarak nitelendiriyor.
“Kimin kazanacağı, kimin kaybedeceği ve bunun küresel ticaretin yapısını nasıl değiştireceği henüz belli değil. Yapay zekânın herkese mutlaka ve kendiliğinden refah getireceğini varsaymak bir yanılsama, hatta belki de bir hezeyandır. Ancak bu teknoloji hem verimlilik artışını tetikleyecek hem de refahın adil paylaşılmasını sağlayacak yöntemlerle geliştirilip devreye alınabilir.” demektedir.
Ünlü ekonomist Roubini’ye göre yapay zekâ devrimi, teknolojik yenilik açısından insanlık tarihinin en önemli dönüşümü olacak. Yapay zekânın zamanla insanın bilişsel yeteneklerine eşit ya da bu yetenekleri aşan yapay genel zekâya dönüşeceğini belirten Roubini, bunun ekonomik büyümeyi hızlandıracağını savunuyor. Roubini, geleceğe ilişkin öngörüsünün karamsar olduğu yönündeki değerlendirmelere katılmıyor. Yüzde 10’luk ekonomik büyümenin yaşandığı ve işlerin büyük bölümünün makineler tarafından yapıldığı bir gelecek öngördüğünü belirtiyor. Evrensel temel gelir ya da sosyalizme benzer bir ekonomik modelin kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Ekonomistler, teknolojinin nihayetinde işleri ortadan kaldırıp kaldırmayacağı veya çalışanların daha fazla iş yapmasına yardımcı olup olmayacağı konusunda ikiye bölünmüş durumda. Eleştirilerle karşılaşan yapay zekâ şirketleri, son zamanlarda mesajlarını ilk görüşten ikinci görüşe kaydırdılar.
Ülkeler genelinde ekonomilerin düşük doğum oranlarına nasıl tepki verdiği konusundaki analizlerde: daha yavaş nüfus artışı ekonomiyi engellemek yerine, çalışma çağındaki yetişkin başına gayrisafi yurt içi hasılayı ve dolayısıyla daha yüksek ücretleri beraberinde getirdiği temel bulgusuna ulaşılmış.
Ekonomistler, genç işgücü azaldığında işletmelerin işgücünden tasarruf sağlayan teknolojilere daha fazla yatırım yaparak karşılık verdiğini savunuyor. Yapay zekânın geçmiş teknolojilerin sağladığı faydaları sağlayıp sağlayamayacağı hâlâ açık bir soru işareti.
Yapay Zekâdan elde edilecek büyük verimlilik artışları, azalan işgücü havuzuna rağmen “işçilerin peşinden koşmak yerine aslında işçileri işten çıkarmak anlamına gelebilir”.
Öte yandan, yapay zekânın getirdiği verimlilik kazanımları, yaklaşan demografik şoku telafi etmek için çok küçük veya çok geç olabilir.
Yazan: DR. H.MURAT ÇEKİCİ

Hakkında: H.Murat Çekici 1967 Bartın doğumludur.Marmara Üniversitesi İktisat mezunudur. İ.Ü İşletme Fakültesi bünyesinde “Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması” isimli tezi sunarak, 2018 yılında, “doktor (PhD)” ünvanını kullanmaya hak kazanmıştır.
İş hayatına 1991 yılında Borusan Holding bünyesinde başlamıştır. Borusan Birleşik Boru Fabrikaları A.Ş. Mali İşler Müdürü iken, 2000 yılında Koray Şirketler Topluluğu’nda Mali İşler Başkanı olarak çalışmaya başlamış, 2013 yılında şirkete Genel Müdür olarak atanmış ve Kasım 2017’de firmanın ortaklık yapısının değişmesi ile birlikte mayıs 2021 dönemine kadar icra komitesinde görev almıştır.
Bu süreçte, yurdışı faaliyetlerde görev almış, yurtiçi ve yurtdışındaki işlerle ilgili birçok konuda ve her kademede görüşme, çalışma ve işbirlikleri yapmıştır. İş hayatına yeni başlayan onlarca genç insana bireysel ve iş hayatları ile ilgili abilik, liderlik, mentorluk ve koçluk yapmıştır. Günümüzde, şirketlerin icra ve yönetim kurullarında görev almakta, mali işler, yönetim, iş-süreç iyileştirme, değişim, yapay zeka gibi konularda faaliyetlerde bulunmaktadır.Üniversite ve kurumlarda eğitim vermekte, yapay zeka ile süreç yönetimi, muhasebe, yönetim raporlaması konuları üzerinde çalışmaktadır.
Ayrıca alanındaki bilgi birikimini kitap çalışmalarıyla da paylaşmaktadır. Yayımlanan kitapları arasında ödüllü tezinden kitaplaştırılan Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması’nın yanı sıra; Yönetim, Yapay Zekâ Kullanımı ve Raporlama ile İnşaat – Gayrimenkul Sigortaları ve Sigortalının Muhasebe İşlemleri yer almaktadır.
