Turkishtime AR-GE 250


Koleksiyonerler gençlere yatırım yapıyor

Elif Akın

 

Osman Hamdi, Şeker Ahmet Paşa, Avni Lifij sanat piyasasının klasikleri olsa da koleksiyonerler için yeni bir yatırım alternatifi oluştu, genç sanatçılar. Üstelik eserleri milyon dolarlara satılan usta sanatçılara kıyasla fiyatları çok daha düşük. 3 bin ila 100 bin TL arasında satılan eserler gelecek vaat ediyor. Koleksiyonerliğe uzun vadeli bir yatırım olarak bakanlar, eserlere makul fiyatlardayken sahip olmak için gençleri takip ediyor. Her biri, yükselen bir sanatçıyı daha gençken keşfetmenin peşinde. Genç sanatçılara kâr ettiriyor demek için henüz erken. Ama onları destekleyen bir grup var ve onlardan umutlular. Sektör uzmanları ve koleksiyonerler gençlerin satın alınması konusunda oldukça aktifler...Bu anlamda 1970 ve sonrası doğanları referans aldığımız “Genç sanatçılar” listemiz keşfe çıkan koleksiyonerlere rehber niteliği taşıyor. Bu potansiyele sahip isimler arasında Ansen Atilla, Leyla Gediz, Nuri Kuzucan yer alıyor. Ansen Atilla'nın bir eseri ortalama 50 bin, Leyla Gediz'in 30 bin, Nuri Kuzucan'ın 20 bin TL'ye satılıyor.

Osman Hamdi'lerin dönemi bitti
Bu konuda Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aylin Seçkin'in önemli görüşleri var. Şöyle ki: “Klasik ressamların, Osman Hamdi'lerin dönemi geçti. Bunların hepsi müzelik sanatçılar sınıfına giriyorlar. Ben bu sanatçıların koleksiyonlardan çıkacaklarını düşünüyorum. Bazı aileler koleksiyonlarında kalmalarını isteyebilirler tabi ama sanatta da artık değişim söz konusu. Her alanda olduğu gibi sanatta da insanlar farklı olanın peşindeler. Koleksiyonlarda artık en değerli kombinasyonu yapmak önemli. Belli bir tema etrafında, kendi zevki ile koleksiyon oluşturanlar, koleksiyonlarının değerini takip ediyorlar. En uygun fiyata, en değişik eseri, kim koleksiyonuna katıp bir portföy oluşturacak, önemli olan bu.”

Tuval yerine video
Gençler kendilerinden önceki kuşağa göre çok daha dinamikler. Yeniliklere çok açıklar, çünkü o yeniliğin içine doğdular. Dünyayı yakından takip ediyorlar. İsimlerini duyurmaları çok daha kolay. Çünkü kaynak çok daha fazla ve çok seyahat ediyorlar. Elbette gençlerin tanınmasını etkileyen çok fazla unsur var. Aylin Seçkin bu etkenler için, “Süreklilik, uluslararası tanınırlık, müzede olma durumu, çalışılan galeri ve hatta o galerinin tavrı etkili oluyor” diyor. Seçkin'e göre sanat piyasasında hep aynı isimler önümüze sürülüyor ama gençlerde büyük potansiyel var. Çok yaratıcılar ve kısa sürede çok önemli işler ortaya çıkartıyorlar. Tuval üzerine bir şeyler yapmak artık demode kaçıyor bunların meraklısı da azalıyor. Artık farklı medyaları kullanan sanatçılar revaçta. Örneğin, video ya da dijital işler dikkat çekiyor.

 
Gençlerin payı yüzde 10-15
Genç kuşak, Türkiye’deki birçok sanat galerisinde eserlerini sergileme imkanı bulurken, artık çıtayı yükseltip yurtdışına da açılmaya başladı. Beyaz Müzayede Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Karadeniz genç yeteneklerin ortaya çıkmasını teşvik ettiklerini, kendi müzayedelerinde genç yeteneklere yer verdiklerini ve de genç yeteneklere sergi açan galerilere de destek verdiklerini söylüyor. Genç yeteneklerin Türk çağdaş sanatının dünya çağdaş sanatı içine entegre olmasında önemli rol oynadıklarını ifade eden Karadeniz, “Örneğin son dönemde öne çıkan genç kuşak ressamlar arasında Rasim Aksan, Nilbar Güreş, Ali Elmacı, Sezer Arıcı’yı gösterebiliriz. Geçtiğimiz aralık ayında sadece bu gençler kuşağının eserlerinden oluşan bir müzayede düzenledik ve çok başarılı oldu. Diğer müzayedelerimizde yüzde 10 ile 15 oranında gençlere yer veriyoruz” diyor.

Figür ressamları kazandırıyor
Listemizde yer alan sanatçıların en önemli ortak özelliği figür üzerine çalışmaları. Teşvikiye Sanat Galerisi Kurucusu Doğan Paksoy, “Resim ilk figürle başladı. Mağara resimlerinde hayvan, insan figürleri vardır. Rönesans ve Reform'da, 19'uncu yüzyılda hep figür vardır. Modern resim çıktıktan sonra figür üzerine çalışan ressamların sayısı biraz azaldı. Oysa figür ressamları hiçbir zaman değerini kaybetmez her zaman yatırımcısına kazandırır” diyor. Kendinden önceki kuşakla genç kuşağı kıyaslayan Paksoy şunları söylüyor: “Bugünkü gençler bizden çok daha şanslılar. Çok iyi eğitim alıyorlar. Yurtdışına gitme imkanları çok daha fazla. Dünyayı ve sanatı takip etmeleri çok daha kolay. Bize yurtdışına giden biri sanat dergisi getirirdi, o dergi elden ele dolaşırdı ama şimdi bütün o dergiler burada var. 1980'li yıllarda yurtdışına fuarlara giderdim, bir tane Türk göremezdim ama şimdi orada partiler veriliyor, pek çok Türk ile tanışıyorsunuz. Tabii ki bunlar bir anda kendiliğinden olmadı. Bizim jenerasyonumuz bunun için çalıştı, mücadele etti.”

İş dünyası satın alıyor
Sanat piyasasının önemli koleksiyonerleri gençlerin işlerini satın alıyorlar. Bu konuda ilk akla gelen isim Mustafa Taviloğlu. Taviloğlu son 10 yıldır bilmediği, genç sanatçıların işlerini almaya özen gösteriyor. Resim dışında üç boyutlu işler, video, fotoğraf da alıyor. Papko'nun Kurucusu Öner Kocabeyoğlu da gençlere yatırım yapanlardan... Kocabeyoğlu'nun koleksiyonunda Ebru Uygun, Burcu Perçin, Erinç Seymen, Leyla Gediz gibi genç sanatçıların işleri bulunuyor. Aylin Seçkin, başka örnekler de veriyor. “Saruhan Doğan koleksiyonuna ekleyeceği sanatçının genç ve politik olmasına dikkat ediyor. Örneğin, ne kadar kıymetli olursa olsun Doğan'a asla bir doğa resmi aldıramazsınız. Doğan, Burak Delier ve Ansen Atilla'nın işlerini yakından takip ediyor. ” Bu isimlerin dışında Tansa Mermerci, Yunus Büyükkuşoğlu gibi koleksiyonerler de gençleri takip ediyorlar.