ARGE250


Türkiye genç girişimcileriyle öne çıkacak

Turkishtime Dergi

Genç Başarı Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Çelik Ören, vakıf olarak çocuk yaştan itibaren girişimci zihin yapısına sahip, finansal okur yazarlık becerileri gelişmiş bir nesil yetiştirmek için çalışmakta olduklarına dikkat çekiyor.

Genç Başarı Eğitim Vakfı olarak neler yapıyorsunuz, şu ana kadar kaç girişimci yetiştirdiniz? Bu girişimciler hangi alanlarda çalışıyor? Birkaç örnek verebilir misiniz?

Son 5 yıl içerisinde 150 binden fazla çocuğumuza ve gencimize erişme fırsatı yakaladık. Genç Başarı Eğitim Vakfı olarak, ilköğretimden üniversite son sınıfa (5-35 yaş) kadar farklı yaş gruplarına yönelik, yaparak öğrenme temelli eğitim programları tasarlamakta ve uygulamaktayız. İş Dünyası, Genç Başarı Eğitim Vakfı tarafından geliştirilen ve uygulanan programlar içerisinde yer almakta, yapılandırılmış çalışmalar doğrultusunda öğrencilerle tecrübelerini, bilgilerini paylaşmakta ve öğrencilere mentorluk yapmaktadır.

İlköğretim seviyesindeki öğrencilerimiz ile JuniorBizz, liseli öğrencilerimiz ile kendi girişimlerini kurdukları ve yönettikleri uluslararası Gencbizz Lise Girişimcilik Programı, üniversite ve sonrası içinse uluslararası JA Startup Türkiye programlarını yürütmekteyiz. Bu programlarımızda farklı etkinlikler ve eğitim uygulamaları düzenliyoruz. Gençlerimizle iletişimimiz, mezun ağımız dahilinde, gençlerimiz programlarımızdan mezun olduktan sonrasında da devam ediyor. 

Bugün ilk mezunlarımıza baktığımızda sivil toplum alanından, inşaat sektörüne, bilişimden sosyal girişimciliğe çeşitli örnekler verebileceğimiz birçok mezunumuz bulunuyor. Bu isimler arasında Batıçim Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Ünal, Türkişiminimalizm Kurucusu Hale Acun Aydın, Turkey Video Network’ün kurucusu Jaki Baruh, Temel Conta Şirket Ortağı Tunç Kip yer alıyor.

Özellikle 115 ülkede faaliyet gösteren Junior Achievement ile yürüttüğümüz uluslararası GençBizz Programlarımızın mezunları bugün dünyaca bilinen isimler arasında. Bu isimler arasında eski NBA Oyuncusu Shaquille O'Neal, Shark Tank’in yaratıcısı ve Dallas Maverick’in sahibi Marc Cuban, Subway Sandwiches’ın kurucusu Fred DeLuca gibi isimler yer almakta. Bu isimlerin en büyük özelliği ise erken yaşta girişimcilik deneyimini yaşayıp girişimci zihin yapısı ile yetiştikten sonra alanları farklı olsa da işlerini en iyi yapan insanlar arasında anılmalarıdır. 

Pandemi ile birlikte Türkiye’de girişimcilerin sayısında nasıl bir artış gözlemlediniz? Son yıllarda hangi alanlarda daha çok girişim yapılıyor?

2021 yılını Türkiye girişimcilik ekosistemindeki yatırımlar açısından verimli sayılabilecek bir dönem olarak nitelendirebiliriz. Startupswatch’ın verilerine göre; 2020 yılında Türkiye’de start-up yatırımları yüzde 31 artmış, 165 girişim toplam 139 milyon dolar yatırım almıştır. Türkiye’deki girişimler 2021 yılının ilk 9 ayında ise 206 yatırım turunda, 1 milyar 411 milyon dolar yatırım aldı. Yatırımlar teknoloji alanında yoğunlaşırken, bunların özellikle e-ticaret, oyun ve fintech sektörlerinde olduğu görülmüştür. Bir diğer olumlu gelişme ise Startup Blink tarafından yayımlanan Küresel Start-up Ekosistemi Endeksi 2021 raporunda Türkiye, en iyi start-up ekosistemine sahip 100 ülke arasında 44'üncü olmasıdır.

Bununla birlikte açıklanan veriler arasında ilk defa Bilecik ilinden de bir girişimin yatırım aldığı bilgisi paylaşıldı. Bu veri mutlu edici gibi gözükse de aslında açıklanma gereği duyulduğu için çok önemli bir gerçeği de bizlere hatırlatıyor, o da ülkemizde girişimcilik ekosisteminin sadece İstanbul başta olmak üzere birkaç büyük şehir merkezli olduğunu ve yerelde etkilerinin çok nadir görülebildiğidir. Bunun yanı sıra bir diğer gerçek ise 2021 yılında yatırım alan kadın girişimcilerin oranının son 5 yılın en düşük seviyesinde olmasıdır (yüzde 13).

Bu bilgilerle Türkiye’de girişimcilik ekosistemi hakkında genel bir yorum yapmak gerekirse, yatırımlar rakamsal açıdan incelendiğinde artış gösterse de ekosistemin aktif ve etkin bir şekilde genişlemesi, ülke içerisinde kadın girişimcilerin güçlenmesi ve girişimciliğin katma değeri yüksek ürün ve hizmetler geliştirmedeki etkisinin yeterli seviyede artmadığını görüyoruz. 

Son bir yılda Almanya’da start-up’ların sayısı azalırken Türkiye’de artmasını neye bağlıyorsunuz?

Almanya’da pandemi krizi ile birlikte, ülkedeki start-up'ların sayısının bir önceki yıla göre yüzde 30’dan fazla azaldığı bir gerçek. Ancak 2020’de ülkede start-up'ların sayısı 2019’a göre yüzde 30'dan fazla azalmasına karşın 47 bine geriledi. Finans sağlanan start-up sayısının ise 8 bin 600’a indiği verileri ile karşılaşmaktayız. Ancak Almanya’nın Avrupa’nın en büyük ve güçlü ekonomisine sahip ülkelerinden olduğunu ve 2020 yılında kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla 45.000 $ seviyesinde yer alırken, Almanya'da ekonominin 2021 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 1,6 oranında büyüme gösterdiğini de unutmamak gerekiyor. Almanya hükümeti start-up'ların gelişimi ve özellikle de rekabetçi yapıda olabilmeleri için Mart 2020’de, 2030 yılına kadar toplam 10 milyar Euro civarında olması planlanan bir "gelecek fonu" da planlıyor. 

Ülkemizde yukarıda da bahsettiğimiz gibi yatırım alan girişimler ön plana çıkmakta ve rol modeller çoğaldıkça da gençlerin girişimcilik ekosistemine olan ilgisi artmaktadır. Bu noktada üniversitelerin, özel sektörün, kamu kurumlarının girişimciliği geliştirmeye yönelik çalışmaları etki yaratmaktadır. 2021 itibarıyla yarısı 32 yaşın altında olmak üzere oldukça genç bir nüfusa sahip olan ülkemiz Avrupa bölgesinde de genç nüfus yapısı ile ön plana çıkmakta. Gençlerin yeni teknolojilere, girişimciliğe olan eğilimi ise girişimciliği bir kariyer seçeneği olarak görmelerini sağlıyor. Özellikle iş dünyasının en aktif olduğu il olan İstanbul, yeni fikirleri hayata geçirmek için en iyi noktalardan biri haline getiriyor. 

Tüm bu girişimcilik eğilimindeki artışlar olumlu olarak gözlemlenebilse de aslında yapılan yatırımların çoğu birkaç şirket arasında dağılmaktadır. Ülkenin girişimcilik yapısını ele alırken sadece yatırım tutarı üzerinde gidilmemeli, yatırım yapılan girişim sayısı, girişimlerin ömrü, yapılan yatırımın verimli kullanımı, yatırımcıların sayısı ve niteliği ile girişimlerin yarattıkları katma değere de bakmak gerekmekte. 

Girişimcilerin yaptığı hatalar nedir? Bunda girişimcilik ilkokuldan beri çocuklara aşılanan bir şey olsaydı aynı hatalar yapılır mıydı? 

İnsanımıza hata yapmaktan korkmamayı öğretmemiz lazım. Hata yapmayan insan bir şey yapmıyor demektir, önemli olan hatalardan ders çıkarıp hatayı “başarılı bir öğrenme” haline çevirerek yapılan işi ileriye taşıyabilmek için kullanabilmektir.

Girişimcilerimizin daha detaylı araştırma, inceleme ve sorunların kaynağına inme konusundaki yaklaşımlarında eksiklik görmekteyim. Kulaktan dolma bilgilerle ya da gerekli hassasiyeti göstermeden yapılan araştırmalarla hem işlerinde hem de iş ilişkilerinde sorunlar yaşayabilmekteler. Bir diğer önemli hata ise finansal yönetim ve yatırımcı ilişkilerinin yönetimi konusunda karşılaştıkları sorunlar. Şirketlerinin finansal yönetimini bilinçli bir şekilde ve düzenli olarak yapmamaları ve kendilerini bu konuda çok fazla geliştirme eğiliminde olmamaları maalesef girişimcileri başarısızlığa ya da hata yapmaya itmekte. 

Sadece ürün/hizmet geliştirmeye ve satışa odaklanmaları, maalesef finansını yönetemeyen girişimlerin yatırımı verimli kullanamaması, gelir gider dengesini koruyamaması ve gereksiz harcamalar yapmasına neden olmaktadır. Sadece para kazanmayı ya da yatırım almayı değil finansal hareketliliklerini yönetmeyi de öğrenmeliler. Bununla birlikte yerel değil global bakış açısına ve sürekli gelişim mantığına sahip olmaları işlerinin gelişimi ve sürdürülebilirliği için önemli. Ülkemizde girişimcilerimizin karşına çıkan rol modellerin ve mentorların girişimcilerin bu yöndeki hata eğilimlerini göz ardı etmemeleri bu sorunların önüne geçmekte oldukça etkili olacaktır. Girişimleri maddi açıdan değil vizyon açısından da destekleyecek yatırımcıların artması da oldukça önem taşıyor. 

Tüm bunlara ek olarak özellikle vurgulamak istediğim bir nokta ise girişimci adaylarına bu bilincin çok daha erken yaşta verilmesinin fark yaratacak etkiler doğuracağıdır. Bahsettiğimiz gibi hata yapmaktan korkmayan ancak hatalarını daha çabuk fark eden ve çözmek üzere ayağa kalkıp çabalayacak kafa yapısına sahip girişimcilerimiz olmalı. Biz de Genç Başarı Eğitim Vakfı’nda çocuk yaştan itibaren girişimci zihin yapısına sahip, finansal okur yazarlık becerileri gelişmiş bir nesil yetiştirmek için çalışmaktayız. Çünkü erken yaşta bu becerileri ve çevikliği kazandıklarında bakış açıları geliştiği gibi doğru karar verme motivasyonları da artmaktadır.