Aynı Frekansta Buluşmak: Gerçek İletişimin Anahtarı
Günlük hayatta ya da iş dünyasında yaşadığımız anlaşmazlıkların kökenine indiğimizde, sorunun genellikle ne söylediğimiz değil, farklı türde konuşmalar yapıyor olmamız olduğunu görürüz. Çoğu zaman gerçek bir bağ kurmak yerine, kendi doğrularımızı tekrarladığımız paralel monologlarla meşgul oluruz. Oysa gerçek iletişim, karşı tarafı ikna etme çabası değil; aynı konuşmayı, aynı anda ve aynı bazda sürdürebilme becerisidir.
Gerçek iletişimin temeli sadece kelime alışverişi yapmaktan ibaret değildir. Asıl maharet, içinde bulunduğumuz konuşma türünü, karşımızdakinin zihnindeki konuşma türüyle eşleştirebilmektir. Bu uyumlama (senkronizasyon) gerçekleşmediğinde sesler yükselir ancak bağ kurulamaz.
Frekans Uyumu: Sohbet esnasında karşı tarafı çözmeye ya da yönlendirmeye çalışmak yerine, onun duygusal frekansına odaklanmak gerekir.
İhtiyacı Fark Etmek: Karşımızdaki insanın o an bir çözüme mi, güvenceye mi yoksa sadece etkin bir şekilde dinlenmeye mi ihtiyacı olduğunu sezmek, iletişimi besler.
Tepkisellikten Duyarlılığa: Mesajı alıp hemen savunmaya geçmek yerine, duyarlı bir yaklaşımla ortak zemini aramak, bağları güçlendirir.
İletişim kalitesini düşüren ve genellikle gözden kaçan en büyük hatalardan biri de araç ile mesaj arasındaki uyumsuzluktur. Karmaşık ve duygusal derinliği olan bir sorunu anlık bir mesajla iletmeye çalışmak ya da hassas bir geri bildirimi e-posta yoluyla vermek çoğunlukla ters teper. Tonumuzun ve niyetimizin her dijital platformda kendiliğinden doğru anlaşılacağına inanmak, paha biçilemez ilişkisel hasarlara yol açabilir.
İyi iletişim kurmak, sadece “iyi konuşmak” anlamına gelmez. Karşı tarafla aynı tür konuşmanın içinde buluşabilmek ve doğru mesaj için doğru kanalı seçebilmek, gerçek iletişimin anahtarıdır.
Yazan: DR. H.MURAT ÇEKİCİ

Hakkında: H.Murat Çekici 1967 Bartın doğumludur.Marmara Üniversitesi İktisat mezunudur. İ.Ü İşletme Fakültesi bünyesinde “Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması” isimli tezi sunarak, 2018 yılında, “doktor (PhD)” ünvanını kullanmaya hak kazanmıştır.
İş hayatına 1991 yılında Borusan Holding bünyesinde başlamıştır. Borusan Birleşik Boru Fabrikaları A.Ş. Mali İşler Müdürü iken, 2000 yılında Koray Şirketler Topluluğu’nda Mali İşler Başkanı olarak çalışmaya başlamış, 2013 yılında şirkete Genel Müdür olarak atanmış ve Kasım 2017’de firmanın ortaklık yapısının değişmesi ile birlikte mayıs 2021 dönemine kadar icra komitesinde görev almıştır.
Bu süreçte, yurdışı faaliyetlerde görev almış, yurtiçi ve yurtdışındaki işlerle ilgili birçok konuda ve her kademede görüşme, çalışma ve işbirlikleri yapmıştır. İş hayatına yeni başlayan onlarca genç insana bireysel ve iş hayatları ile ilgili abilik, liderlik, mentorluk ve koçluk yapmıştır. Günümüzde, şirketlerin icra ve yönetim kurullarında görev almakta, mali işler, yönetim, iş-süreç iyileştirme, değişim, yapay zeka gibi konularda faaliyetlerde bulunmaktadır.Üniversite ve kurumlarda eğitim vermekte, yapay zeka ile süreç yönetimi, muhasebe, yönetim raporlaması konuları üzerinde çalışmaktadır.
Ayrıca alanındaki bilgi birikimini kitap çalışmalarıyla da paylaşmaktadır. Yayımlanan kitapları arasında ödüllü tezinden kitaplaştırılan Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması’nın yanı sıra; Yönetim, Yapay Zekâ Kullanımı ve Raporlama ile İnşaat – Gayrimenkul Sigortaları ve Sigortalının Muhasebe İşlemleri yer almaktadır.
