Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 500
Yazarlar

Yapay Zekâ Çağında İnsan Zekâsını Köreltmeden Geliştirmek

08.06.2026 - 07:57

Yapay zekânın kullanılmaya başlaması ile birlikte, sıkıcı, rutin işleri — araştırmayı, ilk taslağı, sayısal hesaplamaları — o halledecek, insanlar ise ilginç kısımlara odaklanarak yaratıcılık, muhakeme ve insani dokunuşlarda bulunabilecekler. Hep konuşulan, anlatılan bu olmaktadır.

Vivienne Ming, kuramsal sinirbilimci, bilişsel bilimci ve “Robotlara Karşı Koruma: Makinelerin Tüm Cevaplara Sahip Olduğu Durumlarda Daha İyi İnsanlar Yetiştirin” kitabının yazarıdır. WSJ dijital ortamında 24 Nisan 2026’da “Yapay Zekâ İnsan Zekâsını Yutuyor. İşte Bunu Durdurmanın Yolları.” yazısı yayınlanmıştır. Bu makalede yaptığı araştırmalarda farklı sonuçlara ulaştığını aktarmaktadır.

Bazı gruplar oluşturulmuş. Bu gruplara gerçek dünya olayları hakkında senaryolar kullanılarak piyasa tahminlerinde bulunmaları için bir süre verilmiş.

İnsan grupları, içgüdülerine veya o sabah karşılaştıkları bilgilere güvenerek kötü bir performans sergilemiş. Büyük yapay zekâ modelleri (bu durumda ChatGPT ve Gemini) ise piyasanın gerisinde kalsalar da önemli ölçüde daha iyi performans göstermiş. Ancak yapay zekâ insanlarla birleştirildiğinde ilginç sonuçlar ortaya çıkmış.

Ming makalesinde, “Hibrit ekiplerin çoğu, yanıt için yapay zekâyı kullandı ve bunu kendi yanıtlarıymış gibi sundu; bu da tek başına çalışan yapay zekâdan daha iyi bir performans göstermedi. Diğerleri ise kendi tahminlerini yapay zekâya besledi ve destekleyici kanıtlar bulmasını istedi. Bu ‘doğrulayıcılar’, klasik bir doğrulama yanlılığı döngüsüne düştüler: sohbet botlarının size duymak istediğiniz şeyleri söylemesine yol açan dalkavukluk, doğru olmasa bile. Sonuç olarak, tek başına çalışan bir yapay zekâdan daha kötü performans gösterdiler.

Yapay zekâ bir tartışma ortağı hâline geldiği zaman, takımlar karşı çıktı, kanıt talep etti ve varsayımları sorguladı. Yapay zekâ yüksek bir güven ifade ettiğinde, insanlar bunu sorguladı. İnsanlar bir sezgiye güçlü bir şekilde inandıklarında, yapay zekâdan karşı bir argüman geliştirmesini istediler.

Melezler siber organizmalara dönüşüyordu. Bu ekipler, ne bir insanın ne de bir makinenin tek başına üretemeyeceği son derece önemli sonuçlara ulaştılar.

Bu kişilerin çalışmadaki diğerlerinden daha zeki oldukları anlamına gelmiyor. Farklı bakış açılarını kavrayabilme ve entelektüel tevazu fark yaratıyor.”

Deneyimin gösterdiği şey, en çok önem taşıyan insan niteliklerinin, insana iyi hissettirenler değil, rahatsız edici olanlar olduğudur. “Ne eksik?” diye sorabilmek, otoriter görünen bir şeye katılmamak ve içgüdünüze güvenerek onu takip edebilmenin önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Günümüzdeki çoğu yapay zekâ sohbet robotu kolay cevaplara yöneliyor ve bu da eleştirel düşünme yeteneğimize zarar veriyor. Ming bunu “Bilgi Keşfi Paradoksu” olarak adlandırıyor. Ming, “Bilginin maliyeti sıfıra yaklaştıkça, insan keşfi çöker. Bunu, yapay zekâ destekli görevlerde daha iyi performans gösteren ancak sonrasında her şeyde daha kötü performans gösteren öğrencilerde görüyoruz. Bunu, daha fazla kod gönderen ancak onu daha az anlayan geliştiricilerde görüyoruz. İlerleme gibi görünen şekillerde, kendimizi yavaş yavaş döngünün dışında bırakıyoruz.” demektedir.

Ming, yapay zekânın insanları toptan değiştirmesi gibi dramatik bilim kurgu senaryolarından değil, insanların yavaş yavaş, fark edilemeyecek kadar küçük adımlarla karar verme yetkilerini dışarıya devretmeleri gibi daha sessiz bir süreçten endişelenmektedir.

Ming, “Yapay zekâ ile çalışmanın amacı cevabı daha hızlı bulmak değil, eksik olanı keşfetmektir.” demektedir. YZ’yi belirsizliği keşfetmek için ve onu bilgili bir işbirlikçi olarak kullanmak gerektiğini vurgulamaktadır. “Hatalar, beynimizin öğrenmeyi tetiklemek için kullandığı sinyallerdir. Sürtünmeyi tamamen ortadan kaldıran bir yapay zekâ, genellikle öğrenmeyi de ortadan kaldırır.” demektedir.

Bakış açısını değiştirerek, bakış açısı kazanma, entelektüel alçakgönüllülük ile öğrenme isteği ve merakın artırılıp geliştirilmesiyle insanın körelmesinin önlenerek kapasitesinin artırılabileceğini söylemektedir.

Yazan: DR. H.MURAT ÇEKİCİ

Hakkında: H.Murat Çekici 1967 Bartın doğumludur.Marmara Üniversitesi İktisat mezunudur. İ.Ü İşletme Fakültesi bünyesinde “Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması” isimli tezi sunarak, 2018 yılında, “doktor (PhD)” ünvanını kullanmaya hak kazanmıştır.

İş hayatına 1991 yılında Borusan Holding bünyesinde başlamıştır. Borusan Birleşik Boru Fabrikaları A.Ş. Mali İşler Müdürü iken, 2000 yılında Koray Şirketler Topluluğu’nda Mali İşler Başkanı olarak çalışmaya başlamış, 2013 yılında şirkete Genel Müdür olarak atanmış ve Kasım 2017’de firmanın ortaklık yapısının değişmesi ile birlikte mayıs 2021 dönemine kadar icra komitesinde görev almıştır.

Bu süreçte, yurdışı faaliyetlerde görev almış, yurtiçi ve yurtdışındaki işlerle ilgili birçok konuda ve her kademede görüşme, çalışma ve işbirlikleri yapmıştır. İş hayatına yeni başlayan onlarca genç insana bireysel ve iş hayatları ile ilgili abilik, liderlik, mentorluk ve koçluk yapmıştır. Günümüzde, şirketlerin icra ve yönetim kurullarında görev almakta, mali işler, yönetim, iş-süreç iyileştirme, değişim, yapay zeka gibi konularda faaliyetlerde bulunmaktadır.Üniversite ve kurumlarda eğitim vermekte, yapay zeka ile süreç yönetimi, muhasebe, yönetim raporlaması  konuları üzerinde çalışmaktadır.

Ayrıca alanındaki bilgi birikimini kitap çalışmalarıyla da paylaşmaktadır. Yayımlanan kitapları arasında ödüllü tezinden kitaplaştırılan Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması’nın yanı sıra; Yönetim, Yapay Zekâ Kullanımı ve Raporlama ile İnşaat – Gayrimenkul Sigortaları ve Sigortalının Muhasebe İşlemleri yer almaktadır.