Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 500
Yazarlar

Yapay Zekâ ile Değişim Var Ama Ne, Nasıl, Ne Zaman?

03.08.2026 - 09:00

Bölüm 1: Değişimin İlk İşaretleri ve Belirsizlikler

Bir şeyler değişiyor ve eskinin yerine neyin konacağı konusunda kafalar karışık. Kim derse ki bundan sonra böyle olacak, bu iddialı bir söylem olur. Bir ekonomist, “Daha önce bu ölçekte ve hızda bir hareket görmediğimizi düşünüyorum. Çok çılgın bir süreç olacak.” demektedir.

Yapay zekânın yaratacağı değişim konusunda insanların kendi fikirlerini açıklamalarında sorun yoktur; ancak bunların kesinliği konusunda ısrarcı olmak doğru değildir. Bugünden yapılan öngörüler ve kestirimler; eskiden yaşadıklarımız, eski çalışma yöntemleri, okuduklarımız, eski kurallar, görgü, eski alışkanlıklar ve teknoloji çerçevesinde olacaktır. Hâlbuki değişim ve dönüşümün; daha açık fikirler, vizyon, geniş bakış açısı, sınırsız düşünce yapısı, istişare, katı fikirliliği ortadan kaldırma, değişime ilişkin niyet ve tecrübeyi ihmal etmeme ile gerçekleşmesi daha muhtemeldir.

Yapay zekânın hayatımıza etkileri her gün farklı ortamlarda, farklı şekillerde ifade ediliyor, yazılıyor ve konuşuluyor. Hayatımıza yeni giren konuların sonuçları ve etkileri bazen oldukça iddialı şekilde ortaya konuyor. Yapay zekânın etkileri de bugünden bakıldığında zaman zaman abartılı biçimde ifade edilmektedir. Meslekler elden gidecek, hangi iş ve meslekler yok olacak, işsiz mi kalınacak, işe mi yaramayacak? Bu bakış oldukça iddialı ve uçlarda yer almaktadır. Bu açıdan bakıldığında şirketler açısından da doğru bir yaklaşım söz konusu olamayacaktır.

Yapay zekânın hayatımıza girme sürecini; yapay zekâ teknolojilerinin ilk emareleri, yaygın değişim, sistemin oturması ve yeni durum şeklinde bir dönüşüm olarak ifade edebiliriz. Şirketlerin de bu dönüşüm süreçlerini dikkate alarak kendi iş yapış biçimlerini değiştirmeleri gerekecek, organizasyon şemalarını eski mantığın ötesinde yeniden tasarlamaları zorunlu olacaktır.

Dönüşüm sürecinde kabaca; çalışanlar farklı roller üstlenecek, ikame roller oluşacak, yeniden dengelenmiş ve değer katan roller ortaya çıkacak, çalışan sayısının arttığı genişletilmiş roller gelişecek, ne olursa olsun değişmeyen roller varlığını sürdürecek, yeni roller ve yeni işler doğacak, değişim modelleri ve işlerin yeni şekilleri oluşacaktır. Kişilerin adaptasyon kabiliyeti ve şirketlerin bu süreci nasıl yöneteceği büyük önem taşımaktadır.

Yapay zekânın yeni sürümleri sebebiyle akademik çevrede, ders kitaplarında ve müfredatta sürekli revizyonların yapılması gerekiyor. Ancak akademik çevredekiler, “Bugün son teknoloji ama altı ay sonra nerede olacak? Eskiden olduğundan daha hızlı olması gerekiyor.” demektedir.

Yapay zekânın en üst düzeyde nasıl yönetildiği, uygulandığı ve değerlendirildiği konusunda derin görüş ayrılıkları bulunduğu görülmektedir. Bu farklılıklar yalnızca üst düzey veya felsefi ayrılıklardan ibaret değildir; şirketlerin yapay zekâ dönüşümüne nasıl yaklaşması gerektiği konusunda daha temelde yer alan gerçek bir bakış açısı farklılığını temsil etmektedir.

İnsan eliyle yaratılmış hiçbir simülasyonun, içinde yaşadığımız gerçek dünyanın karmaşıklığına erişemeyeceği; erişse bile içinde biz olmayacağımız için yapay zekâ açısından dünya modellerinin yeterli olmayacağı iddia edilmektedir. Buradaki “biz” yalnızca fiziksel varlığımız değildir; kültürümüz, çocukluğumuz, hayallerimiz, hayal kırıklıklarımız, arkadaşlıklarımız ve soyut olan her türlü kavram bu bütünün parçasıdır.

Yapay zekânın entegrasyonu ile nelerin olacağı konusu çok konuşulmakta ve “her kafadan bir ses çıkıyor” diyebiliriz. Bu gelişmelere ilişkin fikirler, öngörüler, konular, düşünceler ve başlıklar ortalıkta dolaşmaktadır. Bunlardan bazılarını serbestçe sıralamakta bir sakınca yoktur. Önümüzdeki dönemlerde bu konular tekrar tekrar gündeme gelecek, bazıları ise çok daha derinlemesine konuşulup tartışılacaktır.

Yazan: DR. H.MURAT ÇEKİCİ

Hakkında: H.Murat Çekici 1967 Bartın doğumludur.Marmara Üniversitesi İktisat mezunudur. İ.Ü İşletme Fakültesi bünyesinde “Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması” isimli tezi sunarak, 2018 yılında, “doktor (PhD)” ünvanını kullanmaya hak kazanmıştır.

İş hayatına 1991 yılında Borusan Holding bünyesinde başlamıştır. Borusan Birleşik Boru Fabrikaları A.Ş. Mali İşler Müdürü iken, 2000 yılında Koray Şirketler Topluluğu’nda Mali İşler Başkanı olarak çalışmaya başlamış, 2013 yılında şirkete Genel Müdür olarak atanmış ve Kasım 2017’de firmanın ortaklık yapısının değişmesi ile birlikte mayıs 2021 dönemine kadar icra komitesinde görev almıştır.

Bu süreçte, yurdışı faaliyetlerde görev almış, yurtiçi ve yurtdışındaki işlerle ilgili birçok konuda ve her kademede görüşme, çalışma ve işbirlikleri yapmıştır. İş hayatına yeni başlayan onlarca genç insana bireysel ve iş hayatları ile ilgili abilik, liderlik, mentorluk ve koçluk yapmıştır. Günümüzde, şirketlerin icra ve yönetim kurullarında görev almakta, mali işler, yönetim, iş-süreç iyileştirme, değişim, yapay zeka gibi konularda faaliyetlerde bulunmaktadır.Üniversite ve kurumlarda eğitim vermekte, yapay zeka ile süreç yönetimi, muhasebe, yönetim raporlaması  konuları üzerinde çalışmaktadır.

Ayrıca alanındaki bilgi birikimini kitap çalışmalarıyla da paylaşmaktadır. Yayımlanan kitapları arasında ödüllü tezinden kitaplaştırılan Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması’nın yanı sıra; Yönetim, Yapay Zekâ Kullanımı ve Raporlama ile İnşaat – Gayrimenkul Sigortaları ve Sigortalının Muhasebe İşlemleri yer almaktadır.