Turkishtime AR-GE 250


Bakış açımızı değiştirebilirsek hedefler ulaşılabilir olur

İzzet Selçuk Şağban

Türkiye Cumhuriyeti, 224 ülkeye ihracat yapabilen bir ülkedir. Bu bizim herhangi bir pazara girişle ilgili sorunumuz olmadığını göstermektedir.  Ancak diğer taraftan sektörel bazda derin bir inceleme yapılması elzemdir, çünkü birçok üründe pazarlarda tutunma süremiz 3 yılın bile altında kalmaktadır.

Markalaşmama, yanlış fiyat politikaları, pazardaki rakip ülkelerin politikaları, ilk akla gelen konular olabilir ancak pazarda tutunma sürelerinin ürün bazında uzatılabilmesi için geçmişe yönelik bir çalışma yapılıp durum tespiti yapılırsa ve bu ilgili kuruluşlarca üreticiye, ihracatçıya anlatılırsa çok daha başarılı bir sonuç çıkacağı aşikardır. Kurumsal hafıza oluşturulup; raporlayarak firmaların beynine kazıyarak hata paylarını mimimize etmek bir gerekliliktir.

Kalibrasyon zamanı geldi!

Tüm yol haritalarını doğru hedefe ulaşmak için sıfırdan tekrar kalibre etmeliyiz; 29 Ağustos 2019 tarihinde Ticaret Bakanı Sayın Ruhsar Pekcan başkanlığında yapılan "İhracat Ana Yol Haritası" sunumunu, var olan yol haritalarının revize edilmesi yerine yeni fikirlerin anlatıldığı bir ortam oluşabilmesi umudu ile dinlemiştik; maalesef olanın revizyonunun ötesine gidemedi.

Ticaret ve Tarım Müşavirliklerimiz diplomatik misyon sayımız kadar bile değil!

Diplomatik misyonlarımız içerisinde Ticaret ve Tarım Müşavirlerimizin durumu en çok değer affetmemiz gereken konulardan biridir. Dünya'da 239 diplomatik misyon sayısı ile en büyük yurt dışı temsiline sahip 5 ülkeden biri Türkiye’dir. Ancak:

Bazı ülkelerde sadece bir ticaret müşavirimiz/ ataşemiz varken bazılarında halen yoktur. Tarım ülkesi Türkiye'nin tarım müşaviri yok yurtdışında, diğer tarafta ise ABD Başkonsolosluğu bünyesinde bizim eski eski bürokratlarımızın da olduğu Tarım Müşavirliği var... Temsilciliğimizin olduğu ülkelerde de talebe yenilen ve zaman yaratamayan müşavirlerimiz/ ataşelerimiz  bir süre sonra konsantrasyonlarını kaybedip ; iş havuzu içinde kaybolmaktadırlar...

Dönemin dış ticaretten sorumlu bakanımıza: sayın bakanım Japonların sadece Almanya Berlin'de 60 ticaret müşaviri varken bizim tüm şehirler dahil 10 müşavirimiz var sorusuna ; sayın bakan 1 Türk 6 Japona bedeldir demişti!

Peki ne yapmalıyız! Bunun için; en az 5 kişilik dış ticaret takımları kurulmalı, ilk başta 20 hedef veya potansiyel pazarda, başlangıç olarak her ülke için 5’er kişi ;yazılı sözlü mülakatlardan geçirilmiş, yabancı dili kuvvetli, özel sektör, kamu sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşmalı ve hareket alanları ve bütçeleri çok iyi olmalı temsil yönünden kusursuz olmalı ve bu ekipler dünyanın her yerinde hem lobi (en büyük eksiğimiz) hem pazar araştırması yaparak sonuca gitmeli ama işin ehline verilmesi koşulu ile liyakat şart..

Özetle farklı bir bakış açısı ve mütevazı bütçeler ile katma değeri yüksek ve etkin işler yapmak çok zor görünmüyor...

Selçuk Şağban
Yönetim Danışmanı