AR-GE 250 DIGIT 250 EN-VERIM 100


Gelecek haritasında girişimcilik eğitiminin konumu

Çelik Ören

Dünya nüfusunun yaklaşık %26’sı 15 yaşın altında, 24 yaşın altındaki toplam nüfus ise % 40’a yakın. Avrupa ülkeleri arasında ise genç nüfusun yoğunluğu toplam nüfusun %9-10’u seviyelerinde seyrederken, bu oran özellikle gelişmekte olan ülkelerde yükselmekte. Bu oranlarla paylaştığımız bugünkü genç nüfusun hükmü insan ömrünün uzaması ile birlikte dünya üzerinde çok daha uzun süre etkili olacak gibi görünüyor. Toplumların ve gezegenimizin karşılaşacağı her türlü sorun ile yüzleşeceği gibi her türlü olumlu gelişmenin de bir parçası hatta etkeni olacak. Giyilebilir teknolojiler, robotların hayatımızda sağlık, eğitim, hizmet, üretim gibi birçok noktadaki varlığı, metaverse evrenlerindeki popüler kültürün bir parçası olmak, yeni kimlikler kazanmak, yapay zeka teknolojileri ile eğlenmek, öğrenmek, çalışmak, güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak ve daha bir çok heyecan verici ve ürpertici gelişmenin tam ortasında olacaklar. 

Bu noktada sorulacak sorulardan birisi şu; Gençlerin dünyaya, ekosisteme ve insanların faydasına yönelik fikirler ve çalışmalar üretebilmesi ve gelişimi için ülkeler nasıl bir eğitim sistemi kurguluyor?

Bildiğiniz gibi gençlerimiz için en çok üzerinde durduğum konu ‘Girişimci Zihin Yapısı’ ve çocukların, gençlerin bu zihin yapısına sahip olabilmeleri için gerekli eğitime erişebilmeleri. 

K-12 seviyesinde girişimcilik eğitimleri ve girişimci öğrenme kavramları son 10-15 yıldır ülkemizde ve Avrupa’da hızla önem kazanmakta. Ülkemizdeki örneklerle karşılaştırabilmek ve girişimci öğrenmeye katkı sunabilmek için özellikle Avrupa ülkelerindeki yönelimlere ve faaliyetlere biraz değinelim. 

Öncelikle AB Komisyonu’nun güncel girişimcilik tanımı ile başlayalım ‘Girişimcilik, fırsatları ve fikirleri başkaları için değere dönüştürme faaliyetidir. Bu süreçte ortaya konulan değer finansal, kültürel ya da sosyal olabilir.’ şeklinde ifade etmeye başladı. Buradan da görüldüğü üzere Avrupa genelinde de girişimcilik algısı bireylerin kendi işlerini kurmaları kavramından sıyrılarak değer ve fayda üretme odaklı faaliyetler kavramına geçiş yapıyor. 

Avrupa Komisyonu Tematik Çalışma Grubu tarafından geliştirilen tanımda ise; ‘Girişimcilik eğitimi, öğrencilerde yaratıcı fikirleri girişimci eylemlere dönüştürme becerisi ve zihniyeti oluşturma sürecidir. Tüm öğrenme disiplinlerindeki yaşam boyu öğrenme süreçleri ve ticari bir hedef olsun veya olmasın girişimcilik ruhuna veya davranışına katkı sağlayan tüm eğitim ve öğretim yolları (örgün, yaygın ve örgün olmayan) ile ilgilidir’ ifadeleri dikkat çekmektedir.  

Avrupa çapında yapılan araştırmaları baz alarak, ülke özelindeki çalışmaları özellikle Küresel Yenilik Endeksinde üst sıralarda yer alan İskandinav ülkelerinden başlamak isterim. Bu ülkelerden başarılı eğitim sistemleri ile dünya çapında marka ülke olmuş Finlandiya, İsveç, Danimarka ve Norveç özel girişimcilik eğitimi stratejilerinin geliştirildiğini görebiliyoruz.  2021 Küresel Yenilik Endeksine göre İsveç ikinci, Finlandiya yedinci,  Danimarka dokuzuncu, Norveç ise yirminci sırada yer almakta ve uzun zamandır konumlarını güçlendirmektedirler. 

Finlandiya’nın  ‘Girişimcilik Eğitimi Yönergeleri’ stratejisi girişimci bir kültürü, aktif vatandaşlığı ve iş kurmayı desteklemeye çalışırken, öğretmenlerin gelişimini de göz ardı etmemekte.  Şimdiye kadar 500.000’den fazla öğrencinin katıldığı ‘Ben ve Şehrim’ projesinin mottosu olarak ‘Her Finli'nin toplumun cesur, ilham verici ve girişimci bir üyesi olmasını istiyoruz.’ kullanılması ise ülkenin girişimcilik eğitimi konusundaki görüşünü bize açıkça ifade etmektedir. 

Danimarka’da hükümet her seviyede öğrenciler için yaratıcılık ve yenilikçiliğin eğitimin temel bir parçası olmasını sağlamaya yardımcı olmak için 2010’da Danimarka Girişimcilik Kurumunu kurdu. Bu kurum, özel bir öğretmen eğitim ağı ile birlikte, ilkokul ve ortaokulların yaklaşık %40’ının öğrencilerine girişimcilik eğitimi verdiğini açıklamıştır.

Bir diğer önemli yaklaşım ise Girişimcilik Eğitimi’nde uygulamalı, deneyim odaklı çalışmalardır. İspanya’da uygulamalı eğitimler ilkokul çapında başlıyor, öte yandan, birçok Avrupa ülkesinde lise eğitiminde ve mesleki eğitimde bu tür deneyimler daha yaygın olarak yer edinmekte. Ülkemizde, uygulamalı ve deneyim odaklı çalışmaların başında ise 1999 yılından beri Genç Başarı Eğitim Vakfı tarafından uygulanmakta olan şirket kurma ve yönetme programı gelmektedir. Şirket kurma deneyim ile gençlerin sadece temel seviyede girişimciliği ve iş dünyasını tanımasının ötesinde ‘gerçek iş dünyası’ ile iletişimde olması, üretimden satışa kadar tüm süreçleri bizzat deneyimlemesi ve süreci mentorluk alarak yürütmesi ve bu yolculukta yalnız hareket etmemesi ‘girişimciliğin deneyimsel öğrenme’ ile gençlere aktarılmasında anahtar rolüne sahiptir. 

Uygulamalı girişimcilik deneyimlerinin müfredatın bir parçası olmadığı ülkelerde, müfredat dışı aktiviteler, farklı paydaşların işbirliği geliştirdiği ulusal programlar aracılığıyla öğrencilere ulaştırılmaktadır. Günümüzde hassasiyeti hızla artan, çocukların ve gençlerin fiziki ve ruhsal güvenliklerinin en üst düzeyde sağlanması, iletişim yol ve yöntemlerinin iyi analiz edilmesi, bilinci eğitim programlarının geliştirilmesi ve etkinin ölçümlenmesi daima ön sırada tutulmalıdır. 

Son olarak değinmek istediğim konu ise ülkemizde de bu alanda birçok değerli kurum ve kuruluş gençlerin gelişimi için çalışmalar tasarlamakta ve yürütmektedir. Ancak bu yürütülen çalışmalarda uzun yıllardır gözlemlediğim en kritik eksiklik iş birliğidir. Kurumlar aynı hedef gruba, benzer içeriklerle, farklı kanallardan, farklı proje isimleri ile çağrılar yapmaktadır. Bu da maalesef ülkemiz için zaman ve kaynak israfıdır. Çünkü üzülerek söylüyorum ki üretilen çoğu proje fonu bittiğinde ya da başlık ‘popülerliğini’ yitirdiğinde devam edememekte ve rafa kaldırılmaktadır. Girişimcilik özelinde düşünecek olursak güçlerin birleştirilmesi ve iyi bir iş birliği planı ile ülkemizin her köşesindeki gencimize erişecek potansiyele sahip kurumlarımızın olduğunu biliyorum. Yeter ki gençlerimiz için birlikte aksiyon alacak vizyonu geliştirebilelim.