Turkishtime AR-GE 250


Eğer heyecan üretemezseniz, pek fazla şey üretemezsiniz!

Turkishtime Dergi

Selçuk Şağban, bu haftaki yazısında COVID-19 sonrası 'yeni normal'i ve izlenmesi gereken yol haritasını kaleme aldı.

Dünya’da yeni bir dönem başlamak üzere, artık birçok şeyin aynı şekilde olamayacağını herkes görmüş durumda! Yeni dönem; tedarik zincirlerinin değişeceği, lojistik merkezlerinin ve taşıma modellerinin farklılaşacağı, üretim merkezlerinin farklı ülkelere kayacağı, yatırım hedef ülkelerinin yeniden gözden geçirileceği, stok yönetimlerinin tekrar ele alınacağı, dış ticaretin farklı dağıtım ve pazarlama kanalları ile yapılacağı, kısaca tüm dünyanın iş hayatına sıfırdan farklı bir kurgu ile başlayacağı ve pazarlama enstrümanları ile satış kanallarının değiştirilmesi gereken bir dönem olacaktır.

Böyle bir süreçte; sadece firmaların değil, devletlerin de firmaları oluşacak yeni yaşam döngüsüne hazırlayacak farklı politikalar geliştirmesi gereken bir dönem olacaktır. Devletler geçmişte kullandığı destek enstrümanlarından etkin olmayanlarını artık devre dışı tutarak, bunlar için ayırdığı bütçeyi, iş dünyası için heyecan yaratacak çalışmalara yönlendirecektir. Çünkü dövizin dünyada bol olduğu zamanlardan, dövizin değerli olduğu ve bulmakta zorluk çekileceği bir döneme; politika faizi artışlarından, negatif faizlerin hüküm sürdüğü zamanlara; emek ve sermayenin, sıcak para ve yatırımların çok hızlı hareket ettiği dönemlerden, ülkelerdeki korumacılık önlemlerin arttığı ve sermaye kontrollerinin olacağı bir döneme geçiliyor. Üretimin olmadığı yerde gelecekten ve başarıdan söz etmenin mümkün olamayacağı gerçeğini görerek, devletlerin ve firmaların heyecan üretemezlerse, pek fazla şey üretemeyeceklerini görmek zorunda oldukları bir dönemin başladığını görmeleri gerekmektedir.

Bu noktadan hareketle, son on gün içinde Ticaret Bakanlığı’nın

 çıkardığı bazı desteklere, firmalar ile yaptığım bu konudaki görüşmelere, yeni çıkan destek kalemlerinin geçmişteki etki analizlerine, bu desteklerin geleceğe olası etkilerine bir bakmakta fayda görüyorum. Yazının sonunda bu desteklerin heyecan üretip üretemeyeceğine karar verecek olan sizsiniz!

Şimdi Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan destek ve düzenlemelere bir bakalım:

  • E-ticaret sitelerine üyelik desteği: Bu destek yeni bir destek değildir. 2017 yılında yüzde seksen oranında çıkarılmış, kalan yüzde yirmilik kısım üye oldukları ihracatçı birliği tarafından karşılanmış, 20.000 firma; biri Türk, diğer ikisi Çin ve Fransız üç siteye üye yapılmış; üye olan firmaların yüzde doksan beşi devamında süreci yönetememiş ve üyelik bedelleri çöp olmuştur. Bugün yeni bir destek kalemi gibi açıklanan destek tutarı üç yıl önce ile aynı, sonrasındaki yönetim paneline ilişkin bir destek kalemi de olmayan bu çalışma firmalarda heyecan yaratır mı !
  • Sanal fuar organizasyonu ve katılım desteği:  Baktığınızda bu destek kaleminin, pandemi süreci ile hayatımıza girdiğini düşünebilirsiniz. Bu konu ile ilgili çok yazılım yapıldı zamanında; Konya Selçuk Üniversitesi bile yazılım geliştirdi. Dönemin Ekonomi Bakanının, fuarların tamamlayıcısı olacak dediği çalışmalar sadece basın bültenlerinde kaldı, sanal fuarcılık yeni bir enstrüman olarak bugün tekrar gündemde ve bu hafta ayakkabı sektöründe ilk sanal fuar denemesi olacak, dünyada fiziki olarak fuarların yapılamadığı bir dönemde alıcı ile satıcıyı sanal bir ortamda bir araya getirecek yazılımlar sizce bu firmalarda heyecan yaratır mı !  Gerçek anlamda fuarcılık ikinci bir dalga gelmez ise Ağustos sonunda başlayacak; gerçeği varken sanal fuar nasıl devam edecek, fiziken yapılan fuarlar eski etkinliklerine ne zaman dönecek bunun cevabı şu an dünyada yok, birlikte göreceğiz.
  • Sanal ticaret heyeti organizasyonu ve katılım desteği: Alıcı ile satıcının sanal olsa da buluşturulması, bu organizasyonların profesyonel çalışmalar ile desteklenmesi, görüşmelerin detayları ile planlanması ve görüşme saatlerinin önceden belirlenmesi bence çok değerlidir. Sanal fuara nazaran güzel bir çalışma örneği olduğunu, önümüzdeki dönem fuarlara gelmekten imtina eden, daha önce Türkiye’ye gelemeyen firmalara ulaşabilmenin değerli olduğunu düşünerek bu çalışmanın üreticiler üzerinde heyecan yaratacağı görüşümle, sizlere sunmak istedim.
  • Eximbank reeskont kredisi faiz oranları indirimi; Sadece bir cümle yazmak isterim, teminat mektubuna bağlanan bir krediyi firmalar neden almak istesin! Firma teminat mektubu alabilecek olsa zaten bankası ile çalışır. Bir cümle daha Kredi Garanti Fonu hayatımıza uzun bir zamandır girip çıkıyor, bu oranın güncellenmesi sizi heyecanlandır mı !
  • Dahilde İşleme İzin Belgelerinde döviz kullanım oranının yüzde seksene çıkarılması: Bu destek sistemi yaklaşık yirmi beş yıl önce katma değerli üretim yapabilmek için ülkemize adapte edilmiş bir sistemdi. Yirmi beş ithalata karşılık yüz birim ihracatın yapıldığı projelerden bu gün seksen birim ithalat izni ile yüz birim ihracat yapılabilen bir sistem haline geldi; üretimde katma değer ve karlılığın düştüğü bir sistem bizi sadece ihracata aracılık eden, ithal ikamenin geliştirilemediği, hammadde ve ara maddede dışa bağımlı bir ülke durumuna getirdi. Dışa bağımlı olmak siz de heyecan yarattı mı !

Henry Ford “Başarısızlık, yeniden ve daha zekice başlama fırsatından başka bir şey değildir.”

sözüyle, bir konuda başarısız olmanın aslında yeni ufukları açtığını ifade ederken, bu söz ülkemizde aynı yanlışlarda ısrar etmenin yeni bir döneme başlamak için uygun olacağı şeklinde algılanmaya devam ettiğini göstermektedir.

Bir şeyler üretmek için artık heyecanlı mıyız?

Sağlıkla kalın…
Selçuk Şağban