Turkishtime AR-GE 250


Kaybolan sosyal alanlardan sadece birisi; Cürek yerleşkesi

Turkishtime Dergi

Herkese keyifli güzel bir hafta dilerim.

Sivas’ın Divriği ilçesi UNESCO kültür mirasına alınan Ulucami (Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek beyliği döneminde 1228 yılında yapılmış olup; yaşarken mutlaka görülmesi gereken bir yerdir) başta olmak üzere; dünyada en zengin demir oranına sahip cürufları ile hala özel sektör tarafından demir madeni çıkarılan ( Ana cevher minerali manyetit olan sahada 2018 yılı sonu itibarıyle %65 demir (Fe) içeriğine sahip, 8.9 milyon ton rezerv bulunmaktadır) nadide bir kasabadır.

Bugünkü yazımda Divriği Demir Madenleri Müessesesi Cürek yerleşkesine değinecek olsam da; Divriği’de bulunan demir madeninin geçmişine değinmeden geçmek istemiyorum;

*Paris’te 1913 yılında yayınlanan Bir Ansiklopedinin Divriği maddesinde "Dağlarda demir cevheri ve mıknatıs taşı bol miktarda bulunmaktadır” denilmektedir.

*Timur Erzincan’da bulunduğu sırada Divriği’den atlarına nal, askerlerine kılıç yaptırdığı anlatılmaktadır.

*Divriği Tahrir defterinde Ziniski bölgesinde demirci köyünün varlığından bahsedilmektedir.

*Kâtip Çelebinin Cihannüma adlı eserinde Divriği çevresinde demir yataklarından bahsetmektedir.

*1830 yılında gezgin William Ainsworth, Ziniski köyünde demir üretildiğinden bahsetmektedir.

İlkçağ’dan beri yararlanıldığını gösteren tarih verileriyle yer yer rastlanan cüruf kalıntıları, zenginleştirme işlemine tabi tutulmadan kaliteli cevherlerin Divriği ve köylerindeki ilkel ocaklarda eritilip nal, mıh, yapı elemanları, kılıç, bıçak v.b üretildiğini göstermektedir.

Yıl 1939, Divriği madenleri müessesi kuruluyor ; evet bir ilçe var; işçileri hazır ama yönetecek kaliteli beyaz yakalıları buraya çekmenin bir yolu aranıyor; Cürek yerleşkesi kuruluyor; önce lojmanlar, hastane ve ilk okul; sonra sinema, tenis kortları, yüzme havuzu, restoranlar, lokal derken ; briç salonları ve lise açılıyor evet yanlış duymadınız lise açılıyor yerleşkeye ; elektrik üreten ve suyunu kendi getiren; Demir madenleri işlenirken sağladığı sıcak suyu 24 saat kullanım ve ısıtmada kullanan bir yer haline geliyor ; Almanya ve İstanbul başta olmak üzere fakülteyi yeni bitiren yerli ve yabancı mühendisler; teknikerler buraya yerleşerek çok uzun yıllar bu imkanlardan yararlanıyorlar ; özetle ilçeden uzak orman içinde bir kültür alanı yaratılıyor….

Fotoğrafta en sağdaki iki çocuk elleri alınlarında ben ve kardeşim Emre Şağban. Cürek, 1985

Ne mi oluyor sonra özelleştirilen Divriği Demir işletmeleri sonrasında; medeniyetin beşiği Anadolu kültür başkenti Divriği boşalmaya başlıyor; Cürek boşaltılıyor ve kaderine terk ediliyor. (Günümüzde bir çok diziye set olmaktadır) hala tüm binaları dimdik ayakta olan kültür alanını gidip görebilirsiniz, nasıl mı İstanbul - Kars gezisine katılan binlerce insana katılıp Doğu Ekspresine binip yol üstünde inerek.

Cürek gibi Türkiye’nin her yerinde benzer sosyal ortamlar yaratılarak ülkenin her yerinde keyifle geçen bir süreçten; beyaz yakalıların sadece birkaç şehre sıkıştırıldığı bir tarihimiz var.

Zor bir şey değil; bu sıkıntılı süreçten sonra hadi köyümüze geri dönelim,denmesi yeterli; gelin herkesin konfor alanını Anadolu’ya taşıyalım; bugün büyük şehirlerde mutsuz, günün akışında kaybolan, yaratıcılığını yitirmek üzere olan verimsiz beyaz yakalılar kendi bölgelerinde ne kadar mutlu olacak deneyip görelim.

Evde kalın, sağlıkla kalın…

Selçuk Şağban
Yönetim Danışma