Turkishtime AR-GE 250


Neuralink’in Pazarlama ve Pazar Araştırması Üzerine Etkisi

Berkan Deliağa

Neuralink, 2016 yılında Elon Musk ve bazı arkadaşları tarafından sessiz, sedasız bir şekilde kuruldu. Mart 2017’ye kadar basında haberi dahi çıkmayan firma, o zaman zarfında bünyesine, dünyanın dört bir yanından, çeşitli üniversitelerden en ünlü sinirbilimcileri dahil etti ve 4 yıl içinde etkileyici bir ilerleme kaydetti. Bu değerli bilim insanları, çalışmalarının detaylarını, 3 domuz kullandıkları canlı bir deneyle izleyicilerle paylaştılar.

Bu canlı deneyi izledikten sonra Neuralink’in, kısa vadede tıbbi sorunlara çözüm sunan bir buluş olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak aslında tahminlerin çok ötesinde, birçok alanı etkileyebilecek olan bu gelişme, yapay zekayı(Makineyi) ve insan zekasını birleştirerek, uzun vadede yapay zekanın insanlığı ele geçirmesini engelleyebilecek bir buluş. Çünkü bildiğimiz tek şey, eğer yapay zekanın ilerlemesi durdurulamazsa ve art niyetli kişilerin ellerine geçerse, yıllar sonra silahlanma, bazı iş fırsatlarının tamamen yok olması, manipülasyon, finans piyasalarının çökertilmesi ve buna benzer birçok sorunla  başa çıkmak zorunda kalabiliriz. Facebook yazılımcılarının, robotlara kendi yüklemiş oldukları yapay zekayı yükledikten sonra, 2 robotun karşılaştıktan sonra, kendi aralarında, anlaşılamayan bir dil ile iletişim kurmaya başlamasını ve sonrasında kendi üreticilerini bile korkutup,  fişlerinin çıkartılmasına sebep olduğunu hatırlatmak isterim. Dolayısıyla, olası tehditlerin ortaya çıkmasının nedeniyle,  Elon Musk’ın OPENAI adlı kar amacı gütmeyen bir girişimin kurulmasına öncülük etmesinin bir nedeni de budur. 

Neuralink yapay zeka ve insan zekasını birleştiriyor diyoruz ama aslında şimdiye kadar, beyin-bilgisayar, beyin-beyin ve beyin-makineyi birbirine bağlayan birçok  projeye tanık olduk. Neuralink benzer şekilde beyin-makine bağlantısını kullanarak bu durumu bir adım ileri taşıyor. Beyin ve makine arasında bir arayüz olan Neuralink, beynimiz ile makine arasında herhangi bir kablo ile direk bağlantı olmadan, beynimize yerleştirilen küçük çipler yardımıyla, makineleri yönetmemize olanak sağlıyor. Bu gelişmenin birçok sektörü ilerde etkileyeceği olası. Ancak pazarlama ve pazar araştırması açısından değerlendirecek olursak, Neuralink’in tam anlamıyla uygulanabilir olması durumunda, bize nasıl bir etkisi olacak kısaca anlatmaya çalışacağım.

ARAŞTIRMA DÜNYASINDA YENİ DÖNEM

Beyninizde küçük bir çip olduğunu ve tüm beyin aktivitelerinizi okuduğunu hayal edin. Heyecanınız, üzüntünüz, mutluluğunuz ve buna benzer bütün duygularınızın ölçülebildiğini düşünün. Bu gelişme, şimdiye kadar sahip olduğumuz veriye, farklı bir boyuttan bakarak, bildiklerimizi daha ileriye taşımamıza yardımcı olacak ve insanların almış oldukları komplike ve anlaşılması zor kararların arkasındaki gerçekleri daha doğru anlamamızı sağlayacak.

Bu nedenle, şimdiye kadar ulaşamadığımız veya ulaşmakta zorlandığımız, gerçeklerin ötesine geçen bir öngörüye sahip olacağız ve insan davranışlarını daha iyi anlayacağız. Alışverişçilerin, hangi ürünü neden beğendiği, ürün  satın alma kararlarını nasıl aldıkları, neden bazı perakendecileri diğerlerinden daha çok tercih ettikleri, neden bazı reklamların alışverişçi kararlarında daha fazla etkisi olduğu gibi soruların yanıtlarını, klasik methodolojik yöntemlerin ötesine geçerek (neuroscience’ı bile dahil edebiliriz) komuta merkezinden yani beynimizin içinden yanıt veriyor olacağız.

NEUROSCIENCE'IN GELECEĞİ

Araştırma dünyasında Neuroscience adı altında uygulanan birçok yöntem mevcuttur. Elektroensefalografi(EEG), Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (FMRI), Pupilemetry, Galvanik Deri İletkenliği (GSR), Göz takibi (Eye tracking), Yüz Tanıma (Facial coding), Ses analizi (Layered voice analysis)… bunlardan bazılarıdır. Neuralink'teki gelişmeler, bu yöntemlerin bazılarının gelişmesine neden olabileceği gibi, aynı zamanda uzun vadede daha doğru, uygun maliyetli bir yöntem olarak bu yöntemlerin yerini alabilmesi muhtemeldir. 

SATIŞ VERİSİNİN ÖNEMİ BAŞKA BİR SEVİYEYE ATLAYACAK

Alışverişçilerin, satın alım davranışlarının arkasındaki gerçek nedenlerin ne olduğunu, daha yakından, beynin bizzat içinden görebileceğimiz için, üreticilerin pazar dinamiklerini daha iyi görebilmeleri için her zaman ihtiyacı olan satış verisini, çok daha anlamlı bir şekilde, farklı açılardan okuyabilecek ve sınıflandırabilecek hale geleceğiz. Böylelikle, pazarlamacılar ve marka yönetim ekipleri, iletişim stratejileri veya ürünleri ile ilgili kararları; alışverişçilerin profillerini farklı kişilik, psikolojik, duygusal açılardan bakıp segmente edip yorumlayarak alacaklar. Farklı yöntem ve modellerle bunlar araştırma dünyasında yapılabilmekte ancak Neuralink ile bu farlı bir seviyeye ulaşacak.

AĞIZDAN AĞIZA PAZARLAMA (WOM-Word of mouth)

Tüm pazarlamacıların bildiği gibi, diğer insanların ürünler hakkındaki deneyimleri ve düşünceleri önemli bir bilgi kaynağı. Almış olduğumuz kararlarımızın üzerinde arkadaşlarımızın veya akrabalarımızın etkisi azımsanmayacak derecede büyük. 

Neuralink’in hayatımızda uygulanabilir hale gelmesiyle beraber, beyin-makine arasındaki bağ, beyin-beyin arasındaki çalışmaların da önünü açıcak (makineleri yönetebilen beyin, başka beyinleri yönetebilir, telepati kurabilir hale gelecek), böylelikle insanlar arasındaki etkileşimler (beyin-beyin bağlantıları-telepati nedeniyle) çok daha kolay olacak, böylece WOM etkisi çok daha yüksek olacak.

YENİ DATA KAYNAĞI & DATA GÜVENLİĞİ

Neuralink'in hayatımıza giriyor olması ile beraber, bu cihazı kullanmayı kabul edecek her bir bireyin beyni, eşsiz yeni bir data kaynağı olacak. Yani her bir birey, içerisinde eşsiz bilgileri bulunduran bir USB haline gelecek ve bu bilgileri satabilir hale gelecek.

Beynimize takılacak çipler yardımıyla bütün duygu ve düşüncelerimizin yorumlanabilir olması ve beyin-beyin arasındaki bağlantının sağlanmasıyla; beyinlerimizin başkaları tarafından hacklenebilir olması tehlikesini de beraberinde getirecek ve data güvenliği, ilerleyen dönemlerde üzerine daha da fazla konuştuğumuz bir konu olacak. 

Üzerine konuştuğumuz konular bir yerden bizleri heyecanlandırsa da bir yandan da ürkütücü bir yanı olduğunu itiraf etmemiz gerekiyor. Konuyla ilgili gelişmeleri,  önümüzdeki bir kuşak boyunca takip ediyor olacağız. Belki bu gelişmelerin ne zaman hayatımıza gireceğini tahmin etmemiz güç. Ancak yapay zekanın, insan duygularını yorumlama konusunda hala kat etmesi gereken uzun bir yolu olduğunu düşünecek olursak, hala zamanımız var gibi görünüyor.

Berkan Deliağa Kimdir?

1988 yılında Adana’da doğan Berkan Deliağa, Adana Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde ve Universidad Pública de Navarra, İspanya’da aldığı derslerle tamamladı. Pazarlama ve pazar araştırmalarına olan tutkusundan dolayı, üniversite yıllarından itibaren kendini bu alanda geliştirdi. Farklı kantitatif araştırma yöntemlerini kullanarak, araştırma dünyasını olabildiğince farklı açılardan tecrübe etmeye çalıştı. Hem Türkiye hem de farklı ülkelerde gerçekleşen araştırmalarda yer aldı. Farklı ülkelerde ve birçok farklı milletten kişiyle çalışma şansı yakaladı. Nielsen firmasında hem adhoc hem de sendikal birçok araştırmayı yürüttü. Kantitatif araştırmalardaki tecrübesinin yanısıra, satış datasını ölçümleyen, Nielsen Perakende Ölçüm Hizmetleri departmanında görev alma şansı elde etti ve  şu an bu departmanda kıdemli danışman olarak görevini sürdürmekte. Teorik bilgi birikiminin önemli olduğunu düşündüğü için yoğun iş temposu dışında aynı zamanda Bahçeşehir Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini sürdürmekte.  Kariyerinin dışında spor tutkunu olan Berkan eski profosyonel basketbolcu. Spor dışında kişisel ilgi alanlarından dijital pazarlama, yeni teknolojik gelişmeler ve İspanyol kültürünü de merakla araştırmakta ve takip etmekte.

Kaynak: